
Katarakt Nedir? Katarakt Ameliyatı ve Tedavi Yöntemleri
– Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin
Bu içerik, 10.000'den fazla katarakt ameliyatı tecrübesine sahip Prof. Dr. Ufuk Elgin tarafından, klinik deneyimleri ve bilimsel güncel veriler ışığında bizzat kaleme alınmıştır.
Katarakt tüm dünyada körlük nedenleri içerisinde ilk sırada yer almaktadır.
Özellikle az gelişmiş ülkelerde, hekimlere ve tıbbi olanaklara ulaşmadaki zorluklar
buna sebep olmaktadır. Yazımın ilerleyen bölümlerinde katarakt nedir, kataraktın
belirtileri nelerdir, katarakt ameliyatı ve tedavi yöntemleri hakkında aydınlatıcı bilgiler
bulunmaktadır.
Katarakt nedir? Neden Oluşur?
Gözümüzün doğal merceği yani kristalin lens, gözümüzün rengini veren iris
tabakası arkasında, retinanın önünde yer almaktadır. Lens normalde cam gibi
saydam olup görevi, karşıdan gelen ışınların kırılarak retina üzerine düşürmektir. Bu
şekilde net görüş sağlanmaktadır.
Katarakt, kendi doğal merceğimizin (lens) saydamlığını yitirerek
bulanıklaşmasına denilmektedir. Bu bulanıklık ya da puslanma karşıdan gelen
ışınların retinaya düzgün bir şekilde odaklanmasına engel olarak, görme kalitesinde
azalmaya, renklerin solmasına sebep olmaktadır. Bu adeta arabamızın camının
kirlenmesi nedeniyle, dışarıyı görmekte zorlanmamıza benzemektedir.
Katarakt Göz:
Katarakt, özellikle 50 yaş ve yukarısında en sık rastlanan göz
hastalıklarından bir tanesidir.
Katarakt Neden Oluşur?
Katarakt yaşlılık hastalığı olarak kabul edilmekte ve daha ziyade ileri
yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Ancak, doğumdan itibaren her yaşta
gelişebilmektedir. Kataraktın pek çok nedeni bulunmaktadır.
Yaşlanma: En sık nedendir. Yaşlılığa bağlı fizyolojik değişiklikler sonucunda lensin protein içeriği ve dizilimi değişmekte ve lens zamanla saydamlığını yitirmektedir. Cam gibi olan lens kataraktın ilerlemesiyle birlikte, buzlu cam görünümüne dönmektedir.
Diyabet ve bazı sistemik hastalıklar: Özellikle diyabet yani şeker hastalığında lensi metabolizması bozulmakta ve katarakt gelişimi olabilmektedir.
İlaç kullanımı: Özellikle steroid içeren ilaçların ağızdan, damar yolu, damla,merhem ya da burun spreyi şeklinde kontrolsüz kullanımı katarakta neden olabilmektedir. Ayrıca bazı psikiyatri ve kemoterapi ilaçları ve glokom tedavisinde kullanılan damlalar, lensin metabolizmasını ve beslenmesinibozarak katarakta sebep olabilmektedir.
Sigara alkol alışkanlığı: Başta sigara olmak üzere aşırı alkol alımı da serbest radikal oluşumu ile katarakta neden olabilir.
Göz travmaları: Her türlü delici-künt mekanik travmalar, kimyasal yaralanmalar (asit-baz yaralanmaları), elektrik çarpması katarakta sebep olabilmektedir.
Çevresel faktörler: Başta aşırı güneş ışığı-UV maruziyeti, ya da radyasyon katarakta neden olabilmektedir.
Bazı göz hastalıları: Başta üveit olmak üzere kronik inflamatuar göz hastalıklarında katarakt sıktır. Yüksek miyopide de göz ön-arka ekseni uzu olduğu için lens metabolizması etkilenebilmekte ve erken yaşta katarakt gelişebilmektedir.
Genetik-doğumsal nedenler: Bazı bebekler doğumsal katarakta sahip olarak doğabilmektedir. Anne karnında gözün gelişimini bozan hastalıklar nedeniyle olmaktadır. Yine bazı genetik doğumsal metabolik hastalıklar da katarakta sebep olabilmektedir.
Kataraktın Tipleri Nelerdir?
Kataraktın çeşitli tipleri bulunmaktadır. Hastanın yaşına, oluş mekanizmasına
ve lensin hangi bölgesinin etkilendiğine ve görünüşüne göre çeşitli tipleri
bulunmaktadır.
Görünüşüne Göre Katarakt Tipleri:
Nükleer katarakt: Lensin merkezinde bulunan ve nükleus (çekirdek) bölgesinin puslanması ile gitmektedir. En sık izlenen yaşa bağlı kataraktlardan bir tanesidir.
Kortikal katarakt: Lensin dış tabakası (korteks) etkilenmektedir. Beyaz renkli kama tarzında ya da araba tekerleği şeklinde puslanma olur.
Arka subkapsüler katarakt: Lensin arka yüzeyinde, arka kapsülünün hemen altında puslanma vardır. Ekmek içi gibi bir görünüm mevcuttur. Kortizon kullanımına bağlı kataraktlar genelde bu şekilde olmaktadır. Gece görme ve yakın görme bozukluğu sıktır.
Ön subkapsüler katarakt: Lensin ön yüzeyinde, ön kapsül hemen altında puslanma vardır. Travmalara bağlı ve glokom krizi sonrasında gelişebilmektedir.
Polar katarakt: Lensin ön ve arka kutup bölgesinde oluşan, beyaz leke
tarzında kataraktlardır. Genellikle doğuştan, gelişimsel kataraktlardır.
Nedenine Göre Katarakt Tipleri:
Yaşa bağlı (senil): En sık görülen katarakt tipidir.
Konjenital / Gelişimsel katarakt: Genellikle doğuştan vardır. Genetik faktörler, kızamıkçık ve toksoplazma gibi anne karnında geçirilen enfeksiyonlar nedeniyle oluşmaktadır.
Sekonder katarakt: Travmaya bağlı, uzun süre steroid kullanımına bağlı, diyabete bağlı, üveit hastalığına bağlı ve geçirilen göz cerrahilerine bağlı kataraktlar bu grup içerisinde yer almaktadır.
Radyasyon kataraktı: UV ve X ışınlarına maruziyet sonrasında gelişmektedir. Genellikle arka subkapsüler tarzdadır.
Yaşa Göre Katarakt Tipleri:
Konjenital katarakt: Doğumda veya ilk aylarda fark edilmektedir. Göz bebeğinde beyazlık (lökokori) olarak kendini göstermektedir. Sıklıkla polar, tarzda olmaktadır.
Gelişimsel katarakt: Çocukluk çağında başlamakta, genellikle genetik veya yapısal bozukluklar nedeniyle gelişmektedir. Görme azlığına neden olmuyorsa takip edilebilir.
Juvenil (presenil) katarakt: Daha çok sekonder nedenlerle ortaya çıkmaktadır
Senil katarakt: Yaşa bağlı ortaya çıkmaktadır.
Yoğunluğuna Göre Katarakt Tipleri:
İmmatür katarakt: Henüz tam olarak yoğunlaşmamıştır, lens kısmen saydam kısmen opaktır
Matür katarakt: Lens tümüyle opaktır. Görme oldukça azdır.
Hipermatür katarakt: Kataraktın yoğunluğu ileri derecededir. İntumesan katarakt bu tarzdadır. Korteks su tutmuş ve şişmiştir. Lens hacmi fazladır. Ameliyatta bazı riskler oluşturabilir. Morgagni katarakt bu tarzdadır. Lens korteksi ermiş durumdadır
Sklerotik (sert) katarakt: İleri derecede sert nükleus vardır. Sarı kahverengi görünümde olup, ameliyatta bazı riskler ortaya çıkabilmektedir.
Kataraktın Belirtileri Nelerdir? Ne Zaman Ameliyat Gerekir?
Kataraktta görme bulanıklığı genellikle yavaş seyirli ve sinsi bir şekilde
ilerlemektedir. Ağrı yapmaz.
Bulanık Görme ve Renklerin Soluklaşması:
Bulanık görme en sık belirtidir. Sisli puslu bir görüntü vardır. Hastalığın ilk
evrelerinde hafifken, ileri evrelerde sadece ışık hissi seviyelerine dek
düşmektedir. Adeta bir buzlu camın arkasından bakıyor hissi gelişmektedir.
Renkler canlılığını yitirmekte, soluklaşmaktadır. İlk evrelerde birbirine yakın
renklerde kontrast kaybı oluşurken, ileri evrelerde renk algısı tamamen
kaybolmaktadır.
Gece Görüşünde Bozulma ve Işık Hassasiyeti:
Işık dağılması ve parlama kataraktta sık görülen bir belirtidir. Lensi belli
kesimleri saydamlığını yitirdiği için, lensin içinden geçek ışık demetlerinde
kırılma olur. Bu da parlama saçılma gibi şikâyetlere neden olmaktadır.
Özellikle geceleri göz bebeğimiz daha büyük olduğu için bu hassasiyet daha
da artmakta, sokak lambaları ve araba farları gözü çok rahatsız etmektedir.
Göz Numarasının Sürekli Değişmesi:
Lensin protein içeriğinin değişimi nedeniyle genellikle miyopiye kayış olmakta
ve miyopi derecesi çok sık olarak değişmektedir. Yıllardır yakın gözlüğü
kullanan hastalar, yakını iyi görmeye başlayabilmektedir.
Tek Gözle Çift Görme:
Monooküler diplopi de denilmektedir. Katarakt nedeniyle lensin farklı
bölgelerindeki kırıcılık değişikliğine bağlı gelişebilmektedir.
Okuma Güçlüğü:
Katarakt esas olarak uzak görmeyi etkilese de İlerleyen durumlarda yakın
görme de bozulabilmektedir. Özellikle arka subkapsüler dediğimiz katarakt
tipinde yakın okuma hızla etkilenmektedir.
Ne Zaman Ameliyat Gerekir?
Katarakt ilerleyerek belirtileri arttığında, kişinin günlük yaşamında önemli
zorluklar başlamaktadır. Ne zaman ameliyat gerekeceği kişinin görsel
beklentisine, iş yaşantısına, alışkanlıklarına, sosyal hayatına ve pek çok
faktöre bağlı olarak değişmektedir. Örneğin gece araba kullanan bir şoför, iş
ve sosyal hayatta aktif genç bir insan ya da okuma alışkanlığı olan bir hastada,
erken evrelerde bile ameliyat gerekebilmektedir. Tam tersine, evden dışarı
çıkmayan, aktif işi ve okuma alışkanlığı olmayan yaşlı bir hasta ise geç
evrelere kadar ameliyatı istemeyebilmektedir.
Katarakt Önlenebilir mi?
Katarakt tam olarak önlenebilen bir hastalık değildir. Yaşa bağlı
değişikliklerin önüne maalesef geçilmemekte, ancak bazı koruyucu önlemlerle ile
geciktirilebilmektedir.
Güneş gözlüğü kullanmak (özellikle UV400 korumalı)
İyi bir diyabet kontrolü
Sigara içmemek
Steroid kullanımından mümkün olduğunca kaçınmak
Sağlıklı beslenme, antioksidanlarca zengin, bol meyve sebze içeren Akdeniz diyeti
Göz travmalarından kaçınmak
Düzenli göz muayenesi
Katarakt Tanısı Nasıl Konulur?
Katarakt tanısı için öncelikle tam göz muayenesi yapılmalıdır.
Tam Göz Muayenesi:
Görme keskinliği testi ile her 2 gözün görme seviyeleri tespit edilir. Gözlük ile düzelmeyen bir görme azlığı vardır.
Biyomikroskop ile yapılan ön segment muayenesinde, kataraktın tipi, yoğunluğu, lokalizasyonu incelenir. Ayrıca kornea ve diğer göz yapıları ayrıntılı olarak muayene edilir.
Göz bebeği büyütülerek lensin arka yüzeyi ve kenarları daha detaylı incelenir, ayrıca retina muayenesi yapılır.
Göz tansiyonu ölçülür
Ultrasonografi: Eğer retina katarakt nedeniyle net olarak görülemiyorsa USG tetkiki yapılarak retina incelenir.
Katarakt Ameliyatı Öncesi Yapılması Gereken Tetkikler:
Düzgün bir cerrahi ve doğru göz içi merceği yerleştirmek için yapılması
gereken çok önemli tetkikler vardır. Bu tetkiklerle gözün yapısı, kırma
kusurları incelenir ve göz içi lensin numarası tespit edilir.
Biyometri: Göz içi mercek (lens ya da IOL) ölçümü için en önemli tetkiktir. Gözün aksiyal (ön-arka) uzunluğu, ön kamara (odacık) derinliği, korneal eğrilik yarıçapları, lensin kalınlığı, korneanın yatay çapı gibi ölçümler elde edilmektedir. Bu ölçüm değerleri ve çeşitli formüller yardımıyla hesaplama yapılmakta ve göz içi lens numarası saptanmaktadır.
Kornea topografisi: Korneal astigmat incelenir. Astigmatlı (torik) lens gerekip gerekmediğine karar verilir.
Pupil (göz bebeği) ölçümü: Akıllı lensler için önemlidir. Çok küçük ve büyük pupil (göz bebeği) durumunda bazı şikâyetler olabilmektedir.
OCT (Optik Koherens Tomografi): Makula ve retina bölgelerinin değerlendirilmesi yapılır. Epiretinal membran, sarı nokta, makula ödemi gibi retina bozuklukların olup olmadığı kontrol edilir.
Speküler mikroskopi: Korneanın önemli tabakasını oluşturan endotel hücre sayımı speküler mikroskopi ile yapılır. Endotel hücre sayısı az ise cerrahi sonrasında kornea sağlığı bozulabileceği için akıllı merceklerden kaçınılmaktadır.
Oküler yüzey (göz yüzeyi) ve kuruluk testleri: Mutlaka yapılmalıdır. Kuru göz varsa biyometri öncesinde mutlaka tedavi edilmelidir.
Aberrometri (wavefront): Özellikle akıllı mercek düşünülüyorsa mutlaka
yapılmalı, gözün optik kalitesi iyi değilse akıllı mercekten kaçınılmalıdır.
Kataraktın Tek Tedavisi Ameliyat mı?
Kataraktın tek tedavisi ameliyattır. Ameliyatsız tedavi yöntemi
bulunmamaktadır.
Katarakt Ameliyatı Nedir? Göz Katarakt Ameliyatı Nedir?
Puslanmış doğal merceğin cerrahi yöntemlerle alınması ve yerine yapay
göz içi lenslerin konulmasıdır.
Katarakt Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Katarakt ameliyatının çeşitli yöntemleri vardır. Günümüzde en çok
fakoemülsifikasyon cerrahisi uygulanmaktadır.
Katarakt Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Cerrahi yönteme göre değişmekle birlikte genellikle 10-15 dakika civarında
sürmektedir.
Yaşlılarda Katarakt Ameliyatı Riskleri Var mıdır?
Yaşlılarda, özellikle daha geniş kesi yapılan eski tip katarakt cerrahilerin bir
takım riskleri bulunmaktadır. Ancak modern yöntemlerle bu riskler çok az
düzeye inmektedir. Özellikle 80 yaş ve üzeri hastalarda merceği yerinde
tutan zonül denilen bağlar zayıf, katarakt daha sert, kornea endotel hücre
sayısı daha az ve pupil yani göz bebeği büyütülmesi daha sorunlu
olabilmektedir. Ayrıca hipertansiyon, kalp ve damar sertliği hastalıkları da
daha fazladır. Çoğu kan sulandırıcı ilaçlar kullanmaktadır. Her bir faktör
ameliyatı güçleştirmekte, komplikasyon riskini arttırmakta ve iyileşmeyi
yavaşlatmaktadır. Bu hastalarda katarakt cerrahisini mümkün olduğunca
erken dönemde ve mutlaka modern yöntemlerle yapmak gerekmektedir.
Kataraktta Erken Tedavinin Önemi:
Kataraktta erken tedavi ameliyatın güvenliği ve ameliyat sonrasında görme
kalitesinin iyi olması açısından çok önemlidir. Katarakt bekledikçe olgunlaşmakta,
lens sertleşmekte ve ameliyat çok daha zor hale gelmektedir. İlerlemiş kataraktta
ameliyat süresi uzamakta, sert nükleusu parçalamak için kullanılan fako enerjisi
artmakta ve bu da kornea hasarını arttırabilmektedir. Bundan dolayı erken dönemde
ameliyat yapmak çok önemlidir.
Katarakt Ameliyatında Anestezi
Mümkün olduğunca topikal (damla) ya da subtenon anestezi şeklinde lokal
anestezi ile cerrahi uygulanır. Ancak herhangi bir nedenle lokal anestezi alamayacak
hastalarda genel anestezi altında da yapılabilir.
Modern Katarakt Tedavisi: Fako (Fakoemülsifikasyon) Yöntemi
Modern katarakt cerrahisinde en çok kullanılan yöntem Fako
(Fakoemülsifikasyon) yöntemidir ve kataraktta altın standart olarak kabul
edilmektedir. Dikişsiz ve ağrısız bir yöntem olup, 2-2.8 mm’lik kornea kesisi
yoluyla ameliyat gerçekleştirilmektedir.
Ultrason enerjisi ile lens çekirdeği parçalanmakta ve aspire (emilim)
edilmektedir. Ardından göz içerisine katlanabilir yapay göz içi mercek
yerleştirilmektedir. Kesi yeri çok küçük olduğu için dikişsiz kapatılmaktadır.
Dikişsiz katarakt ameliyatı olduğu için hızla iyileşmektedir ve komplikasyon oranı
düşüktür. Bundan dolayı hastalar hızla sosyal yaşama dönebilmektedir.
Lazerli Katarakt Ameliyatı (Femtosaniye Lazer) Teknolojisi
Katarakt ameliyatı lazerle mi yapılır sorusu sıkça sorulmaktadır. Lazerli
katarakt cerrahisi fako yönteminin bir versiyonudur. Kornea kesisi, kapsül açılması
(kapsülotomi) ve lens parçalanması lazer ile yapılırken, cerrahi fako yöntemiyle
tamamlanmaktadır. Bu şekilde daha düzgün kapsülotomi nedeniyle akıllı mercekler
daha iyi merkezlenmekte, ayrıca daha düşük fako enerjisi kullanılmaktadır.
Diğer katarakt Ameliyatı Yöntemler:
EKKE (Ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu), İKKE (İntrakapsüler katarakt
ekstraksiyonu) ve küçük insizyon katarakt cerrahisi eski yöntemler olup, modern
katarakt cerrahisi yöntemleri arasında yer almamaktadır. Bundan dolayı günümüzde
tercih edilmemektedir.
Katarakt Ameliyatında Kullanılan Mercek Seçenekleri
Katarakt ameliyatında, saydamlığını yitirmiş doğal merceğin yerine suni göz içi
mercekler (intraoküler lens) konulmaktadır. Göz içi mercekler ömür boyu kalıcıdırlar.
Şeffaf ve biyouyumlu materyalden üretilmektedirler. Yani vücut tarafından
reddedilmezler.
Katarakt ameliyatında kullanılacak olan göz içi merceğin belirlenmesi çok
önemlidir. Hastanın ameliyat sonrası görüşünde en az ameliyatın başarısı kadar
büyük bir öneme sahiptir.
Mercek Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:
Göz içi mercek seçiminde aşağıdaki faktörlerin hepsine dikkat edilmelidir.
Hastanın yaşı, mesleği, sistemik durumu (diyabet vs)
Günlük yaşam beklentisi (araç, bilgisayar kullanımı, okuma alışkanlıkları)
Astigmatizma varlığı
Retina, glokom, kornea hastalığı olup olmaması
Gece araba kullanma alışkanlığı
Hastanın beklentileri (gözlükten tam kurtulmak isteyip istemediği)
Merceklerin Materyallerine Göre Sınıflaması:
PMMA (sert) mercekler: Günümüzde nadir olarak kullanılmaktadır.
Katlanabilir (yumuşak) mercekler: En sık akrilik mercekler kullanılır. Küçük kesilerden göz içine girebilir. Hidrofobik ya da hidrofilik olabilir. Daha nadir olarak da silikon mercekler kullanılmaktadır.
Merceklerin Optik Yapısına Göre Sınıflaması:
Monofokal (tek odaklı) mercekler: Bu merceklerle amaç uzak görüşü düzeltmektir. Yakın görüş için gözlük gerekir. Özellikle diyabet ya da sarı nokta gibi kronik retina hastalığı olanlarda, optik sinir hasarı olan glokom hastalarında kullanılmaktadır. Uzak görme kalitesi çok iyidir.
Multifokal (çok odaklı) mercekler: Uzak, yakın ve bazen orta mesafeyi de gösterebilen merceklerdir. Premium lens ya da akıllı mercek de denilmektedir. Özellikle diyabet ya da sarı nokta gibi kronik retina hastalığı olanlarda, optik sinir hasarı olan glokom hastalarında kullanılmamalıdır.
Trifokal (3 odaklı) mercekler: Uzak, yakın ve bazen orta mesafeyi de gösterebilen merceklerdir. Işık saçılmaları, halo (ışık halkası), kontrast kaybı gibi şikâyetler olabilmektedir.
EDOF (Extended Depth of Focus) mercekler: Özel yapıları gereği odak derinlikleri uzatılmıştır. Multifokal merceklere göre ışık saçılması, halo, kamaşma gibi şikâyetler daha azdır. Ara mesafe ve uzak görüş iyi iken, yakın mesafe görüş çok güçlü değildir.
Torik mercekler: Astigmatizması olan gözlerde kullanılmaktadır.
Monofokal, multifokal ya da EDOF olabilmektedir. Ameliyat sırasında
lens doğru aksa yerleştirilmelidir.
Katarakt Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Hastalarımızın sıkça sorduğu sorular ve yanıtları aşağıda bulunmaktadır.
Hastanede Yatmam Gerekli mi?
Hastalar genellikle aynı gün, ameliyattan birkaç saat sonra taburcu
edilmektedir. Ancak başka şehirden gelen ya da genel durumu ertesi gün
kontrole gelmesine engel olabilecek hastalar, 1 gün yatırılmaktadır.
Ameliyat Sonrası Ağrı Olur mu?
İlk gün hafif ağrı olabilir, ağrı kesiciler ile rahatlıkla geçer.
Ameliyat Sonrası Damla Kullanmam Gerekir mi?
Ameliyattan hemen sonra aynı gün antiiflamatuar ve steroid içeren
damlalar damlatılmaya başlanır. Bu damlalar dozları giderek azaltılarak 2 -3
hafta kadar kullanılır.
Ameliyat Sonrası Gözüm Kapalı Kalıyor mu?
Genelde ilk gün göz kapalı kalır. Ancak hastanın durumuna göre (diğer
gözü görmeyen hastalarda) birkaç saat sonra açılabilir. Ameliyat sonrası ertesi
gün göz açılır ve bir daha hiç kapatılmaz.
Ne Zaman Görmem Düzelir?
Ameliyat sonrası ilk birkaç gün görmede bulanıklık, ışık parlamaları,
gölge görme gibi şikâyetler olabilmektedir. Bunlar genellikle 1 hafta içerisinde
düzelmektedir.
Ne Zaman Banyo Yapabilirim?
Ameliyattan sonra ilk 1 hafta gözün su ile teması uygun değildir. Ancak
çok dikkatli şekilde, göze su değmeden duş alınabilir. İlk haftadan sonra göze
su değebilir.
Ameliyat Sonrası Nasıl yatmalıyım?
Ameliyat sonrası ilk 2-3 hafta sırtüstü ya da yan yatılmalıdır. İlk 1 ay yüz
üstü yatılmamalıdır.
Ne Zaman İşe Başlayabilirim?
Hastalar çok ağır bir iş olmadıkça iş hayatlarına birkaç gün içerisinde
dönebilmektedir. Ancak ağır kaldırma, eğilme gibi ağır işlere 20 günden önce
dönülmemelidir.
Ev İşi Yapabilir miyim?
Hafif ev işleri rahatlıkla yapılabilir, ancak ağır kaldırma, eğilme gibi işler
ilk 2-3 hafta yapılmamalıdır. Yemek pişirilebilir ancak ilk günlerde buhardan
gözü korumak gerekebilir.
TV izleyebilir miyim, kitap okuyabilir miyim, telefonla ilgilenebilir miyim?
Gözü yormamak kaydıyla hepsi yapılabilir.
Spor Yapabilir miyim? Yüzebilir miyim? Kaplıcaya gidebilir miyim?
Yürüyüş gibi hafif sporlar ertesi gün dahi yapılabilir. Ancak ağırlık
kaldırma, koşu, yüz üstü yatmayı gerektirecek sporlar genellikle ilk 2-3 hafta
önerilmesi.
Deniz ya da havuza girme ilk 1 ay önerilmez. Ancak başı sokmadan
serinlemek amacıyla girilebilir.
Kaplıcalara gitmek, enfeksiyon riski nedeniyle ilk 1 ay önerilmez.
Makyaj yapabilir miyim?
Makyaj yapma enfeksiyon riski nedeniyle ilk 2-3 hafta önerilmez.
Sonuç paragrafı:
Glokom, katarakt, akıllı lens cerrahisi ve genel oftalmoloji alanlarında 25 yılı
aşkın süredir çalışan ve 50 binin üzerinde sayıda cerrahi tecrübesi olan bir hekim
olarak, Katarakt Nedir? Katarakt Ameliyatı ve Tedavi Yöntemleri hakkında bilgiler
vermeyi amaçladım. Sağlıklı günler dilerim.

