Göz Tansiyonu (Glokom) Tedavisi: İlaçlar ve Damla Kullanımı

Göz Tansiyonu (Glokom) Tedavisi: İlaçlar ve Damla Kullanımı


– Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin

Bu içerik, 5.000'den fazla glokom ameliyatı tecrübesine sahip Prof. Dr. Ufuk Elgin tarafından, klinik deneyimleri ve bilimsel güncel veriler ışığında bizzat kaleme alınmıştır.


Göz Tansiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Temel amaç göz içi basıncını düşürmek ve ilerleyici görme kayıplarına engel

olmaktır. Erken teşhis ve tedavi, optik sinir hasarının durdurulmasında çok önemlidir

Peki, göz içi basıncı nasıl düşürülür? Glokom tedavisi hastaya özel, hatta göze

özeldir. Hastanın yaşı, glokomun tipi, ciddiyeti, hastanın genel sağlık durumu gibi

faktörlere dikkat edilerek, en uygun tedavi planlanmaktadır.

Glokomda İlaç Tedavisi ve Göz Damlaları

Glokom ilaç tedavisi en sık uygulanan tedavi yöntemidir. Göz tansiyonu damlaları

doktorunuzun önerdiği dozda ve saatlerde düzenli olarak damlatılmalıdır. Pek çok çeşit

damlalar mevcuttur ve hangisinin uygun olduğu doktorunuz tarafından belirlenmektedir.

İlacın yetersiz kaldığı ya da yan etkiler yaptığı durumlarda, doktorunuz ilacı

değiştirebilmekte ya da ilave ilaç ekleyebilmektedir. İlaç grupları aşağıda kısaca

özetlenmiştir.

Prostaglandin Analogları

Glokom ilaç grupları içerisinde en çok kullanılan ilaçlardır. Uvea skleral yol ile göz içi

sıvısının dışa atımını sağlamaktadır. Günde 1 kez 1 damla ve akşam saatlerinde

önerilmektedir (1x1 gece). Göz damlası yan etkileri olarak kızarıklık, yanma batma

hissi, İris de renk değişikliği, kirpiklerde kalınlaşma ve uzama, göz çevresinde

deride koyulaşmaya sebep olabilir. Sistemik yan etkileri yoktur. Göz uçuğu (Herpes)

ya da üveit durumunda kullanılması uygun değildir.

Beta Blokerler

Glokom tedavisinde sıklıkla kullanılan ilaçlardır. Siliyer cisimdeki Beta reseptörlerini

bloke ederek göz içi sıvısının üretimini azaltmaktadır. Günde genellikle 2 kez 1

damla, sabah ve akşam saatlerinde önerilmektedir (2x1 sabah-akşam). Gözlerde

kızarıklık, yanma batma hissi yapabilir. Astım gibi nefes darlığı hastalarında, kalp

hastalarında, ağızdan beta bloker alanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Güçsüzlük,

iştahsızlık, cinsel isteksizlik, kalp atımında düzensizlik, kan basıncında değişiklik

gibi yan etkiler doğurabilir.

Karbonik Anhidraz İnhibitörleri

Siliyer cisimdeki karbonik anhidraz enzimini bloke ederek göz içi sıvısının

üretimini azaltmaktadır. Günde genellikle 2 kez 1 damla, sabah ve akşam

saatlerinde önerilmektedir (2x1 sabah-akşam). Gözlerde kızarıklık, yanma

batma hissi yapabilir. Ağızda kötü bir tat bırakabilir, potasyum kaybı, kan ve

böbrek yetmezliği geliştirebilir. Bu ilacın ağızdan alınan tablet formu da

vardır.

Alfa Agonistler

Siliyer cisimdeki alfa2 reseptörleri uyararak göz içi sıvısının üretimini

azaltmaktadır. Günde genellikle 2 kez 1 damla, sabah ve akşam saatlerinde

önerilmektedir (2x1 sabah-akşam). Gözlerde kızarıklık, yanma batma hissi

yapabilir. Ağız kuruluğu, kaşıntı ve vücut tansiyonunda düzensizlik yapabilir.

Antidepresan ilaç kullanılması ya da aritmi durumunda dikkat edilmelidir. Beş

yaş altında çocuklar ve bebeklerde kullanılmaması gerekir.

Latanoprosten Bunod

En yeni ilaçlardan bir tanesidir. Hem uvea skleral hem de trabeküler yol ile

göz içi sıvısının dışa atımını sağlamaktadır. Günde 1 kez 1 damla ve akşam

saatlerinde önerilmektedir (1x1 gece). Gözlerde kızarıklık, yanma batma

hissi, iris de renk değişikliği, kirpiklerde kalınlaşma ve uzama, göz çevresinde

deride koyulaşmaya sebep olabilir. Vücut yan etkileri yoktur. Göz uçuğu

(Herpes) ya da üveit durumunda kullanılması uygun değildir.

Kombinasyon damlaları

Glokom ilaçlarının bir arada bulunduğu kombine damlalar da

mevcuttur. Bu ilaçlarda aslında iki farklı ilaç vardır birlikte damlatıldıkları için

kullanım kolaylığı sağlar. Basınç düşürücü etkileri tek molekül içeren ilaçlara

göre daha fazladır. Özellikle daha ağır glokom durumunda tercih

edilmektedir. Günde 1 doz ya da 2 doz şeklinde kullanılmaktadır.

Gebelikle Göz Tansiyonu Tedavisi

Gebelikte göz tansiyonu tedavisi büyük önem taşımaktadır. Göz tansiyonu

damlalarının pek çoğu anne karnındaki gelişmekte olan bebeğe zarar verebilmektedir.

Glokom alanında tecrübeli olan hekimlerce, gebeliğin ayına göre çok dikkatli bir şekilde

tedavi planlaması yapılmalı, hastalar da buna tam olarak uymalıdır.

Göz Damlası Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Glokomla mücadelede en önemli nokta, damlaları doktorunuzun önerdiği doz ve

saatlerde, düzenli olarak damlatmaktır. Kullanılan damlanın etkinliği kadar, hastanın

tedaviye uyumu da çok önemlidir. Hasta tedavisini aksatıyorsa, damlaları damlatmayı

unutuyorsa ya da doktorun önerdiği doz ve saatlerde kullanmıyorsa, görme kayıpları

kaçınılmaz hale gelmektedir.

İlk kez damla kullanacak hastalara, göz damlası nasıl damlatılır ve damla kullanım

teknikleri hakkında, doktorunuz tarafından detaylı bilgi verilmektedir. Unutkanlığı olan ya

da el becerisi yeterince iyi olmayan hastaların yakınlarından destek istenebilir. Telefon

alarmları gibi hatırlatıcılar da önerilmektedir.

Tedaviye Rağmen Göz Tansiyonu Düşmüyorsa (Dirençli Glokom)

Glokom hastalığında büyük oranda damla tedavisi yeterli olmaktadır. Ancak kimi

zaman, ilaçlara rağmen düşmeyen göz tansiyonu yani dirençli glokom gelişebilmektedir.

Bu durumda ilk olarak hastamızın önerilen ilacı doğru doz ve zamanda kullanıp

kullanmadığı, yani ilaç uyumu sorgulanmalıdır. Hasta uyumundan emin olunduğunda ise

gecikmeden, lazer ya da cerrahi gibi diğer tedavi alternatiflerine başvurulmalıdır.

Hangi Durumlarda Cerrahi Tedavi Gerekir?

Ameliyat ne zaman gereklidir sorusunun birden fazla cevabı bulunmaktadır. Damla

ve lazer tedavisi ile kontrol altına alınamayan hastalarda, optik sinir ve diğer yapısal

hasarlar ilerlemekte, görme kayıpları ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda glokom cerrahisi

gerekmektedir. Kimi hastalarda ise, teşhis esnasında ileri glokom tespit edilmekte ve vakit

kaybı olmaksızın cerrahi tedavi önerilmektedir. Yine tedaviye uyum güçlüğü ya da alerji

gibi herhangi bir nedenle tıbbi tedavi uygulanamıyorsa, cerrahi tedavi, gündeme

gelmektedir.

Göz Tansiyonunda Hayat Tarzı ve Takip Programı

Glokom hastalığı kronik bir hastalıktır ve hayat boyu süren düzenli takipler

gerekmektedir. Hastalık uygun tedavi ile kontrol altına alınsa da kalıcı olarak düzelmesi

söz konusu değildir. Doktorunuzun önerdiği sıklıklarla muayene ve testleri yaptırmak çok

önemlidir. Göz tansiyonu kontrolü dışında sağlıklı bir vücut, düzenli bir hayat tarzı

tedavide başarıyı arttırmaktadır.

Glokomu Olumsuz Etkileyen Faktörler

  • Stres tüm hastalıklarda olduğu gibi glokomu da olumsuz

etkileyebilmektedir.

  • Sigara, alkol ve diğer kötü alışkanlıklar

  • Günden 1-2 kupadan faz la kahve içimi

  • Hareketsiz yaşam tarzı

  • Uyku bozuklukları

  • Karbonhidrat, doymamış yağ ve tuz oranı yüksek diyet, obezite

  • Sistemik damar hastalıklarının varlığı

  • Yoğa gibi başın aşağı geldiği egzersizler ve aşırı sıkı yüzücü gözlükleri

Glokomu olumlu etkileyen faktörler

  • Stresten uzak yaşam

  • Düzenli uyku alışkanlığı

  • Akdeniz tarzı diyet: Bol meyve sebze, zeytinyağınca zengin yemek

yeme alışkanlığı, balık ürünleri, ceviz badem gibi kuru yemişler,

antioksidanlar ve resveratrol içeren siyah üzüm çekirdeği, berry tarzı

kırmızı mor meyveler (çilek, ahududu, böğürtlen, yaban mersini)

  • Aşırı olmayan yeşil çay, siyah çay tüketimi

  • Haftada 3-4 kez yarım-1 saatlik açık havada yapılan yürüyüşler,aerobik egzersizler

Sonuç olarak, göz tansiyonu tedavisi ömür boyu süren bir tedavi şekli olup, hastalığı

durdurmada pek çok faktör rol oynamaktadır. Erken teşhis, kişiye hatta göze özgü uygun

tedavi, önerilen tedaviye uyum ve düzenli göz muayeneleri bu faktörler içerisinde yer

almaktadır. Glokom tedavisi ancak, bu faktörlerin hepsinin gerçekleştiği durumda başarılı

olmaktadır. Çoğu zaman ilaç tedavisi yeterli olurken, dirençli olgularda lazer ya da cerrahi

tedavi gerekebilmektedir.

Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin

Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin

Göz Hastalıkları Uzmanıı

WhatsApp