
– Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin
Bu içerik, 5.000'den fazla glokom ameliyatı tecrübesine sahip Prof. Dr. Ufuk Elgin tarafından, klinik deneyimleri ve bilimsel güncel veriler ışığında bizzat kaleme alınmıştır.
Göz Tansiyonu Ameliyatı Nedir?
Glokom ameliyatı nedir sorusu sıkça sorulmaktadır. Göz tansiyonu ameliyatı, damla
veya lazer tedavilerinden yanıt alınmadığı durumlarda uygulanan ve göz tansiyonunu
düşürmeye yarayan cerrahi yöntemledir. Cerrahinin temel amacı yüksek göz basıncını
düşürmek ve optik sinir hasarının ilerlemesini durdurmaktır. Bu ameliyatların çoğu, göz
sıvısının dışa atımını kolaylaştırmak için, bir kısmı da göz sıvısının üretimini azaltmak için
yapılmaktadır. Bu amaçla gözde yapısal değişiklikler oluşturulmaktadır.
Ameliyat Hangi Durumlarda Gerekir?
Ameliyat ne zaman gerekir sorusu sıkça sorulmaktadır. Genel olarak ilaçla kontrol
edilemeyen glokomda, lazerin yetersiz ya da etkisiz kaldığı durumlarda yani dirençli
glokom vakalarında cerrahi uygulanmaktadır.
İlaçla kontrol edilemeyen glokom
Damla tedavisi en çok kullanılan tedavi yöntemidir. Ancak bazı durumlarda
yetersiz kalmaktadır. Bu durumda glokom ameliyatı gerekmektedir.
Lazer tedavisine yanıt vermeyen hastalar
Glokomda lazer (SLT) kimi hastalarda ilk basamak tedavi olarak uygulansa
da genel olarak damlalar yetersiz kaldığında tercih edilmektedir. Bazı durumlarda
ise uygulanamamaktadır. Lazer tedavisine yanıt vermeyen hastalarda da göz
tansiyonu ameliyatı uygulanmaktadır.
İleri yapısal hasar
Damla veya lazer tedavisine rağmen göz tansiyonu kontrol altına
alınamayan, optik sinir hasarı ilerleyen ve görme kaybı riski olan hastalarda, vakit
kaybetmeden glokom ameliyatı uygulanmaktadır. Bazı hastalarda, hastalığın
teşhisinde dahi ileri optik sinir hasarı ve görme kayıpları olabilmektedir. Bu
hastalarda ilk tedavi olarak ameliyat yapılabilmektedir.
Aşırı yüksek göz içi basıncı
Bazı hastalarda aşırı yüksek göz içi basıncı olabilmekte ve maksimum
tedaviye rağmen düşmemektedir. Bu durumda, optik sinir hasarlarını önlemek için,
glokom ameliyatı uygulanabilmektedir.
Hastanın tedaviye olan uyum bozukluğu
Bazı hastalarda damlalar göz tansiyonunu kontrol edebilse de hastanın çeşitli
nedenlerle damlalarını düzgün damlatamaması nedeniyle, glokom ameliyatı
gereksinimi olabilmektedir.
Glokom Cerrahisi Türleri
Glokom cerrahisi türleri çok çeşitlidir. Glokomun tipine, ciddiyetine, hastanın genel
durumuna ve pek çok faktöre dikkat edilerek, hasta için en uygun ameliyat tipine karar
verilmektedir.
Trabekülektomi (Altın Standart)
Trabekülektomi, klasik glokom cerrahisi olup, tüm dünyada en sık uygulanan
cerrahi yöntemdir. Glokom cerrahileri içerisinde altın standart olarak kabul
edilmektedir. Filtran cerrahi olarak da adlandırılmaktadır.
Ameliyatın mantığı, dışarıya yeterince atılamayan göz sıvısı için yeni bir
kanal yani drenaj yolu oluşturma olarak ifade edilebilir. Sklera dediğimiz dokuda bir
pencere oluşturulur. Bu pencere yardımı ile göz sıvısı kapağın altında bleb denen
bir cepte birikerek, göz dışına atılmaktadır. Ameliyatın başarısını arttırmak için,
cerrahi sırasında mitomisin C (MMC) denen ilaç kullanılmaktadır.
Trabekülektomi ameliyatını oldukça sık uygulamakta ve genellikle cerrahi
başarıya ulaşmaktayız. Cerrahi komplikasyonları çok iyi bildiğimiz için,
gelişmemeleri adına her türlü önlemi almaktayız.
Glokom Tüp İmplantı ve Valf Cerrahisi)
Glokom tüp implantı klasik cerrahi yöntemlerden olup, bazı hastalarda
özelikle tercih edilmektedir. Valf cerrahisi sırasında, göz içi sıvısını kontrollü şekilde
göz dışına çıkarabilmek için göze glokom tüpü (drenaj implantı-seton) takılmaktadır.
Göz sıvısı tüp yoluyla, gözün sklera dokusuna dikilen bir rezervuarın içerisine
taşınmakta ve buradan da dışa atılmaktadır. Tüp ömür boyu gözde kalmaktadır.
Tüp genel olarak, trabekülektomi cerrahisinin tıkanma olasılığı yüksek olan
gözlerde tercih edilmektedir. Bunlar: Daha önce glokom cerrahisi geçirmiş gözler,
gözde yeni damar oluşumu ile giden neovasküler glokom, üveit hastalığına bağlı
glokom, travmatik glokom gibi komplike vakalardır. Kimi hekim ise primer cerrahi
olarak tüp ameliyatı uygulamaktadır.
Özellikle dirençli vakalarda oldukça sık uyguladığımız tüp implant
cerrahisinde, genellikle cerrahi başarıya ulaşmaktayız. Cerrahi komplikasyonları çok
iyi bildiğimiz için, gelişmemeleri adına her türlü önlemi almaktayız.
MIGS (Minimal İnvaziv Yöntemler)
MIGS glokom cerrahisi, klasik glokom cerrahilerine göre daha az travmatik
cerrahi ve daha hızlı iyileşme süreci sağlamaktadır. Kısa vadede ve uzun vadede
yan etkileri daha azdır. Ancak bu yöntemlerin etkinliği trabekülektomi cerrahisine ve
seton cerrahisine göre daha azdır. Bundan dolayı ameliyat sonrasında damla
tedavisine devam etmek gerekebilmektedir. Genellikle daha hafif evredeki glokom
olgularında ya da kullanılan ilaç miktarını azaltmak için tercih edilmektedir.
GATT yöntemi son yıllarda popüler olan MİGS yöntemidir. Ayrıca çeşitli
implant uygulamaları (Xen, iStent, Ex-Press gibi) diğer yöntemlerdir.
Cerrahi Süreç Nasıl İşler?
Glokom ameliyatı nasıl yapılır, bu süreçte nelere dikkat edilmelidir sorusuna gelince:
Glokom ameliyatının her aşaması çok önemlidir. Öncelikle glokom konusunda deneyimli
olan doktor tarafından, hangi tipte ameliyat yapılacağı belirlenir.
Ameliyat öncesi değerlendirme
Öncelikle hastanın hangi tip ameliyata uygun olduğu ve hangi tip anestezi
altında yapılacağı belirlenmelidir. Anestezi konsültasyonu istenmeli ve sistemik
durumunun stabil olduğundan emin olunmalıdır.
Ameliyat öncesinde göz muayenesi çok önemlidir. Gözlerde kızarıklık,
kuruluk ya da enfeksiyon gibi bir durum varsa, ameliyattan önce mutlaka tedavi
edilmelidir. Göz içi basınç yüksek ise ağızdan ya da damar yoluyla verilen ilaçlarla
düşürülmelidir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda genellikle, kardiyoloji bölümüne
danışılarak bu ilaçlar bir süreliğine kesilmektedir.
İşlem süresi
Uygun görülen ameliyat tipine göre işlem süresi değişmektedir.
Trabekülektomide bu süre 30-45 dakika, seton cerrahisinde 45-90 dakika, MIGS de
ise genellikle 10-30 dk arasında sürmektedir. Eğer katarakt cerrahisi ile birlikte
yapılacaksa, bu süre uzamaktadır.
Anestezi türü
Ameliyat hastanın durumuna göre lokal ya da genel anestezi ile
yapılmaktadır. Buna karar vermede cerrahinin tipi, süresi kadar hastanın uyumlu
olması, sistemik durumu ve mental durumu da önem kazanmaktadır.
Ameliyat günü
Ameliyatın saatine ve anestezinin tipine göre, hastanın kaç saat aç kalması
gerektiği bir gün önceden hastaya bildirilmektedir. Hastalara, kan sulandırıcı ilaçlar
hariç, almaları gereken ilaçları az su ile almaları tembih edilir. Genellikle hastalar
işlemden 2-3 saat önce hastaneye çağırılır ve ameliyat için gerekli hazırlıklar yapılır.
Ameliyat uygulanır. Hastanın gerektiği kadar hastanede istirahat etmesi sağlanır.
Taburculuğun hangi gün olacağına ameliyatı yapan doktor karar verir.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci
Glokom ameliyatı sonrası iyileşme süreci, ameliyatın tipine, glokomun ciddiyetine,
hastanın göz ve genel sistemik durumuna göre değişmektedir. Trabekülektomi ve seton
cerrahisinde bu süre daha uzunken, MİGS cerrahilerinde daha kısadır.
Genellikle hastalar ameliyat günü hastanede kalmaktadır. Ancak, genel durumu ve
gözün durumu iyi olan hastalar, doktorları uygun gördüğü takdirde aynı gün taburcu
olabilmektedir.
İlk hafta
Ameliyatın yapıldığı gün başlayarak anti-inflamatuar ve antibiyotik damla
kullanımı gerekmektedir. Ağrısı olan hastalar, aspirin harici ağrı kesicileri
kullanabilir. Damlalar ameliyat sonrası inflamasyonu baskılamak, enfeksiyonlardan
gözü korumak ve ameliyatın başarısını arttırmak amacıyla uygulanmaktadır.
Ameliyatın tipine ve gözün durumuna göre 3 hafta ile 3 ay arasında damla kullanımı
gerekmektedir. Damla kullanımı ilk 1 hafta daha yoğun uygulanırken, daha sonra
damla sıklığı azaltılır.
Kanama riski olan hastaların ilk birkaç gün başları yukarıda kalacak şekilde
yüksek yastıklarla yatmaları önerilir. İlk bir hafta göze su değdirilmemesi
gerekmektedir. Yine birkaç ay gözün ovuşturulmaması ve yüzüstü yatılmaması
önerilir.
Damla kullanımı
Ameliyatın olduğu gün başlayarak, ameliyatın türüne, glokomun tipine ve
hastanın ve gözün durumuna göre 3 hafta-3 ay arasında damla tedavisi
önerilmektedir. Bu süreye ameliyatı yapan doktor karar verir.
Dikişler ve takip muayeneleri
Ameliyatta kullanılan dikişler kendiliğinden eriyebilen dikişlerse, alınmasına
gerek yoktur. Ancak erimeyen dikiş kullanıldı ise doktorun önerdiği zamanda,
ameliyatı yapan doktor tarafından alınmalıdır.
Takip muayene sıklığı da gözün durumuna ve cerrahinin tipine göre, doktor
tarafından belirlenmektedir. Takip muayeneleri genellikle ameliyat sonrası 1. gün, 1.
hafta, 1. ay ve 2. ay şeklinde olsa da bu sıklık gözün durumuna göre
değişebilmektedir.
Sosyal hayata dönüş
Uygulanan cerrahi tipine, glokomun ciddiyetine, gözün ameliyat sonrası
durumuna göre sosyal hayata dönüş süresi değişmektedir. Glokom cerrahilerinde
kanama riski katarakt cerrahisine göre biraz daha fazla olduğu için, hastalara 1-3
hafta istirahat raporu verilebilmektedir. Bu hastanın mesleğinin masa başı ya da
ağır işi olmasına göre değişmektedir.
Genelde normal sosyal hayata, spor aktivitelerine 1 ay içerisinde
dönülmektedir.
Ne Zaman Doktorunuzu Aramalısınız? (Uyarı İşaretleri)
İlk 1 ay giderek azalan şekilde, hafif batma, acıma, kızarıklık, ağrı, hafif bulanık
görme gibi şikâyetler olabilmektedir.
Ancak, şiddetli ağrı, aşırı kızarıklık, ani görme kaybı gibi şikâyetler olursa acilen
doktorunuzla temasa geçmeniz gerekmektedir.
En Sık Uygulanan Trabekülektomi Ameliyatında İyileşme Takvimi
Zaman Dilimi | Beklenen Durum | Temel Yasaklar / Tavsiyeler |
İlk 24 Saat | Hafif batma, ağrı, bulanık görme | Gözü ovuşturmayın, başınız hafif yukarıda kalacak şekilde dinlenin, gözünüz kapalı kalsın, damlalarınızı damlatın. |
İlk 1 Hafta | Görme netleşmeye başlar. Ağrı, batma hafifler | Gözü ovuşturmayın, tozdan ve sudan koruyun, damlaları aksatmayın. Doktor onanıyla ev içi hafif aktivitelere başlayın |
1-4 Hafta arası | Görme netleşmeye devam eder, ağrı, batma iyice hafifler | Gözü ovuşturmayın, ancak duş alabilirsiniz. Doktor onayıyla hafif yürüyüşlere, aktivitelere ve hafif işlere başlayın. |
1-2 Ay | Tam iyileşme sağlanır | Normal hayatınıza tamamen dönebilirsiniz. |
Sonuç olarak, göz tansiyonu ameliyatı ileri glokom vakalarında sıkça uygulanmakta
olup, glokom tedavisi son basamağı olarak kabul edilebilmektedir. İleri glokom olgularında
cerrahi uygulanmadığında, görme kayıpları kaçınılmazdır. Glokom konusunda deneyimli
hekimleri önerdiği cerrahi yöntemler uygulandığında, yan etkiler ve komplikasyonlar çok
minimaldir. Cerrahi başarılı olup glokom kontrol altına alınsa dahi düzenli göz muayenesi
gerekmektedir. Hastanın tedaviye olan uyumu cerrahi başarıyı arttırmada ve ömür boyu glokomun kontrolünde oldukça önemlidir.

